Optimum STU, hat sonu makineleriyle dünya pazarlarına girdi


Donanma subayı iken 1990 yılında 28 Şubat sürecinde resen emekli edilen Tansel Cavit Kulak, zorlu bir mücadelenin ardından Hat Sonu Uygulamaları kapsamında makine imalatı yapmaya başladı. Yapmış olduğu Ar-Ge ve İnovasyon projelerine Devlet teşviği aldı ve Türkiye’deki sektörde ilk beş arasına girmeyi başardı.

Optimum Süreç Tasarımı ve UygulamalarıSan. Tic. Ltd. Şti. İşletme
Müdürü Tansel Cavit Kulak makine üretimindeki zorlu süreci ve başarısını bizlerle paylaştı…
“Ben bu memlekete ne yapabilirim düşüncesiile oturup hükümetimizin 2023 hedefleri doğrultusundaki Stratejik Eylem Planını inceledim ve benim için en uygunu olan makine imalatı konusunu seçtim. Karar verdikten sonra ben hangi makinelerin üretimini yapabilirim diye bir araştırma daha yaptım. Araştırmalar sonucunda gelecekte Türkiye’nin sıçramasını neden olacak “Hat Sonu Uygulamaları” konusunda karar kıldım. Kurulduğu günden bu güne kadar, sanayi ve endüstrinin bir çok alanında iş görme kabiliyet ve kapasitesine sahip olmasına rağmen, tek bir konuda uzmanlaşarak, bu konuda hızlı, verimli ve yüksek kaliteli işler üretmeyi
hedeflemiştir. Bugün itibariyle bu hedefini, büyük ölçüde gerçekleştirmeyi başaran firmamız, konusunda bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
-Gençlerimize güveniyoruz, KOSGEB’le birlikte büyüyoruz
İlk iki üç yıl sektörü öğrenmeye çalıştık, ciddi paralar harcadık, emek harcadık, yorulduk, yıprandık ama yaptığımız işi doğru yapma hedefiyle gittiğimiz için üç yılın sonunda artık piyasa bizi kabullendi. Biz ilk üç yıl bu
sıkıntıları yaşarken oturup dert yanarak ağlamadık. Adam yokken, mühendis yokken biz gencecik teknikerleri, mühendisleri alıp yetiştirdik. Mühendis bulamıyoruz diye ağlasaydık hala ağlamaya devam ediyorduk. Bugün geldiğimiz noktada OPTİMAK kendi tekniker ve mühendislerini yetiştirerek Türkiye’de sektörün ilk beşi içerisine girmeyi başarmış bir firmadır. Tabi ki hat sonu uygulamaları, üretim hatlarının sonundaki robotik veya konvansiyonel olarak sunulan çözümlerin, tümüne verebileceğimiz genel bir ad olarak değerlendirilebilir. Söz konusu uygulamaları gerçekleştirirken üretmiş olduğumuz makine ve ekipman gruplarını şöyle sıralaya biliriz:

  1. Kolileme grubu: Koli açma ve hazırlama makineleri, kartezyen kolileme robotları, robot arm (kol) kolilemeler, koli kapama makineleri.
  2. Koli ve paket taşıma sistemleri (çeşitli ürün taşıma konveyörleri)
  3. Paletleme sistemleri: Robotik paletleme sistemleri, konvansiyonel paletleme sistemleri, hibrit paletleme sistemleri.
  4. Streç sarma makineleri ve palet barkod robotları: Hat tipi tam otomatik makineler (kollu ve döner platformlu), yarı otomatik makineler (kollu ve döner tablalı), Hat tipi tam otomatik barkod yapıştırma ve okuma robotları.
  5. Palet taşıma sistemleri: Rulolu ve zincirli
  6. konveyörler, döner platformlu ve kartezyen
  7. konveyörler, şatıl tipi konveyörler, palet
  8. taşıma asansörleri ve liftleri.

En önemli hedefimiz, kendi alanımızda tamamen uzmanlaşarak bir marka haline gelmek. Yukarıdaki ürün gamını daha da geliştirerek, yurt dışındaki rakiplerimizle, teknoloji, verimlilik, kalite ve hizmet alanlarında tam olarak yarışabilir hale gelmek için, durmaksızın sürdürdüğümüz ar-ge ve inovasyon çalışmalarımızı hızla tamamlama gayreti içerisindeyiz. Bu bağlamda üretmiş olduğumuz ürün ve sistemlere olan talep, yurt içinde giderek artarken, partner olarak çalıştığımız, yerli ana makine üreticileri ile de giderek artan bir ihracat grafiğini yakaladığımızı söyleyebiliriz.
Önümüzdeki dönemlerde, yapmış olduğumuz pazarlama, tanıtım ve fuar faaliyetlerimizin artması ile yurt içindeki pazar payımızı yükseltmeyi hedeflemekteyiz. Diğer yandan katılmayı planladığımız yurt dışı fuarlar ile yurt dışına direkt olarak ihracat yapar hale gelmek de öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Tüm bu hedeflere sağlıklı bir şekilde ulaşabilmek için, eş zamanlı olarak geliştirdiğimiz kadromuzu da gerekli eğitim ve donanımlarla destekleyerek geliştirmeye yönelik yatırımlarımız da devam etmektedir.
Firmamız Ar-Ge ve inovasyonun sürekliliğine inanan, faaliyetlerini bu doğrultuda sürdüren bir yapıya sahiptir ve 19.06.2018 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezi olmuştur. Bu bağlamda sanayiyi
destekleyen çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile aşağıdaki projeleri yürütmektedir:
KOSGEB KOBİGEL kapsamında “Hizmet ve Üretim Yapısının İyileştirilmesi” projesi, KOSGEB Ar-Ge İnovasyon proje destekleri kapsamında “Kompakt Paletayzır” projesi. Çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının desteği ile de şu projelerimiz tamamlamıştır: KOSGEB KOBİGEL kapsamında “Yüksek hızlı
tam otomatik palet streç sarma makinesinin geliştirilmesi” projesi. Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) mali destekleri kapsamında “İleri Teknolojili Paletayzırın Üretilmesi ile İthalatın Önlenmesi, İhracatına Başlanması” projesi. TÜBİTAK 1507 destekleri kapsamında, “yüksek kapasite ve hıza sahip yeni bir robotik paletle sisteminin tasarım ve geliştirilmesi” projesi. Yine TÜBİTAK 1501 kapsamında “Elektrikli Tip Bir Yol ve Kaldırım Süpürme Aracının Geliştirilmesi” projesi. Marmara Kalkınma Ajansı tarafından organize edilen “İnno-team” programına da dahil olan firmamız, bu program ile inovasyon kabiliyetlerini daha da geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu tür projelerin hazırlanması ve ilgili desteklerden tam olarak faydalanılabilmesi için kendi içimizde bir proje birimi kurduk. Bu bağlamda önümüzdeki 6 aylık dönem içerisinde, yukardaki projelere benzer 5 proje daha hazırlayarak söz konusu desteklere başvuru yapmayı planlıyoruz. Bunların yanı sıra “Geleceğini Keşfet” isimli orta okul ve lise öğrencilerimizin bilinçli meslek tercihi yapabilmeleri adına oluşturmuş olduğumuz bir sosyal sorumluluk projemiz var. Bu proje ile öğrenciler firmamızı ziyaret edip meslekleri yerinde gözlemleyerek, merak ettikleri konuları öğrenebiliyorlar.
Firmamız bahsettiğimiz faaliyetleri gerçekleştirirken, özellikle robotik uygulamalarda önemli ölçüde ithal ara girdi ürün kullanmaktadır. Bu ürünler içerisinde en önemlisi, yüksek tedarik maliyetleriyle kol robotlardır. Özellikle bizim kullandığımız segmentte, yurt içi üretimin olmaması ve marka baskın bir ürün olması nedeniyle, kol robotları ithal
etmek zorunda kalmaktayız. Geçtiğimiz dönemlerde bu robotların üretimiyle ilgili yaptığımız çalışmalarda, robotu üretmek için kullanılan bazı önemli girdilerin de yine yurt dışından tedarik edilmesi gerektiği gerçeğiyle karşılaştık. Maliyetleri değerlendirdiğimizde, üretim maliyetlerimizin tedarik maliyetlerinden hayli yukarıda olduğunu gördük.
Robotik gelişmelere önem verilmesi ve ülkemizin robotik konusunda gelişimine katkı sağlamak için TÜBİTAK MAM’ın ve Doğu Marmara
Kalkınma Ajansı’nın kurmuş olduğu Robotik Kümelenme gruplarında da aktif bir şekilde rol almaktayız.